16/12/2009

Problem im

 

hiç düzelmez benim durgunluğum
_çözemezsin...hiç sanmam
ben değiştiremedimki kendimi bunca yıl
_aşığım...bu bir deli saçması
sonbaharda başkadır kederim yaza bir başka
_özledim...senii
zaman geçiyor işte düşe kalka
_sevdalıyım...nasıl derim...
ne duyan oldu ne anlayan içime kapandım
_çaresizim...çünkü anlatamam
güllerim kankırmızıydı oysa derlenmeyi bekliyordu
_diyemedim...diyemezdim
gün geldi ağladım gün geldi güldüm
_sensizim...üstelikte çaresiz
aşkımla yaşamayı öğretti hayat aslında
_hüzünlüyüm...buruk ve melankolik
yüzüme vurup durma beğenemedim çünkü
_rüyamsın...senden başka hiçbirşey gözümde değil
hislerim düşlerim başka söyledimlerim bir başka
_anlamıyorsun...anlatamıyorum
nasıl çözülürüm sana bilemiyorum
_problemimsin... çözemediğim
tek sen varsın içimde derdim derdiğim
_tek aşkım...hayatımın yaşam amacı
belkide sen bu problemi biliyor çözmek istemiyorsun
_senin içinde benim içinde çok çok acı
 

Türkan Sezgin


6/12/2009

Aşk ve Gurur

Aşkvegurur

Yüreğimin çarpıntısı...
soran gözlerle bakışlarımız...
tesadüf değildi tanıştırılmamız.
Benim küstahça cevaplarım...
Senin anlamaz tavırların...
Teraziye koymuştuk birbirimizi sanki.
İçimdeki anlam veremediğim duygular
işine bak boşveer dedirten sorular cevabını bulamadığım.

ogünlerde ben,evime sığamadım işimi yapamadım.
insanların gözüne bakarak konuşurum hep.
senin gözlerine bakamadım...
savunmasız bıraktın beni her seferinde
Tel örgülerl sarıyordum hislerime
iyi kötüyü oynuyordum kendimle...

adını koyamadığım birşey vardı ortada
gitti... geldi aramızda.
ne sen sahip çıkabildin,nede ben.

Her gelişinde içimde açan güllerdi sakladığım,
gidişlerinde arkandan saatlerce yaradana yalvardım...
sessizve çaresiz...geridön geri dön...geridön...
allahım neolur neolur dahagün bitmedi diyeceklerim gibi
neyapıpda geri çevirmeli?

hayret geri gelirdin! ..
sorangözlerle,burdayım işte...
söyle diyeceklerin neydi? ...duydum seslenişini...
bak senin için döndüm der gibi.

nasıl sabırla tutardım kendimi....
yürek çarpıntılarım karışırdı ellerinin titremesine...
gözlerimiz karışırdı sözlerimize.

gidemedik birtürlü gizli bahçelerimize.

sen gecelere hükmettin,bense hislerime...

mahşere bıraktık buselerimizi...



kahrolası gurur susturdu ikimizi
 

Türkan Sezgin


18/11/2009

Sabahsız bir eylül dür sevdan

Sabahsız Bir Eylüldür Sevdan

Kalabalığım bu ayrılıkta
Ay otuz iki çeker
Gün yirmi beş saat
Ve sabahsız bir eylüldür sevdan

Her saat bir yıl gibi devriliyor ömrümden
Baharsal bir tebessüm özlüyor mimiklerim
Sokak kedilerine gebe kalıyor gülüşüm
İzafi sevecenlikler yüklüyorum beynime
Ne mendil satmaktan vazgeçiyor sokak kızı
Ne de terk ediyor beni bu hüzünbaz sızı

Militan sevişler parçalıyor dudaklarımı
Sote bir köşede
Aysız bir gecede
Tongaya düşüyor, kendimi tutukluyorum
Kapkara bir bir buluta sırtımı dayıyorum
Adını verdiğim yıldızı düşüp
Üşüyorum
Üşüyorum

Divane bir boğazdır deniz
Piranalar ortasında boğazlanıyorum
Dökülen gözlerimden kırıntılar topluyorum
İsyana duruyor çılgın hüzünlerim
Kendini sokan bir akreptir aşkın sen hali
Kimliğine yudumlanıyorum
Ve sensizliğin sessizliğine not düşüyorum

Ateş olsam kendimi yakardım ya
Ben seni de yakıyorum buzul dağlar içinde
Gözbebeklerin yanıyor çığlık çığlığa
Hiç bir yağmur damlası düşmüyor
Ve hiç bir kafiye uymuyor yanan saçlarına
Oysa
Saçlarına ihtiyacım var
Hiç olmadığı kadar
Ay otuz iki çeker
Gün yirmi beş saat
Ve sabahsız bir eylüldür sevdan

Tarih tekerrürden ibaret
Senden kalma bir viranedir defolu gönlüm
Bu anason kokulu atmosfer
Bu yırtık elbiselerim
Yine buğulu bir sen taşıyor parçalanmış gözlerim

Ne sabahım aydınlık
Ne de gecem karanlık
İhtiyar gönlüm çok kalabalık

Tüm vakitler siyahın karşısında kıtada bekliyorlar
Kahır taşıyor kentin şaşaalı sokakları
Kırılgan köşe başlarında yitiyor iğfal edilmiş aşklar
Ben ama gözlerimi armağan ediyorum göğsüne
Ve şefkati yüklüyorum
Deniz aşırı ülkelerde ütopik hayallerime

Kayıp bir zamanda gözlerine değiyor bakışlarım
Saçlarına tutunuyorum
Sadece iki kez doğru gösteriyorum zamanı günde
Hiç çalışmayan saat gibi, bozuk çalışan saatten ziyade
Duvar-yumruk sevişmelerim kalıyor geride

Yanlış perdelere basıyor diezlerim
Majör asiliklerde yitiyor gediğine koyulmamış sözlerim
Ve ben
Delik deşik ediyorum bu gayrimeşru dürtülerimi
Bir öküzün gözlerine adıyorum hümanist köşelerimi
Yine dökülüyor paçalarımdan mendebur şairliğim
Ay otuz iki çeker
Gün yirmi beş saat
Ve sabahsız bir eylüldür sevdan

Hercai bir sen geçiyor soluk gözlerimden
Pusulasız ve rotasız bir vapurdur sana gelmek isteyişim
Biliyorum sana kal demedim
İllegal bir arzudur sana düşkünlüğüm
Bu beklemem seni
Soru sorma istersen tutuklat beni

Şimdi bir gerilla yalnızlığıdır bu öksüz gece
Ürkek bir ceylandır adını bahşettiğim yıldız
Kaç zaman geçti kır çiçeğim
Sen bilmezsin o sevdakolik geceyi
Yüzünden öte yıldız yok demiştim
Ve gözlerimi ilmek ilmek yüzüne dikmiştim

Kim bilir ne güzeldir şimdi yüzün
Ve ilk tanıdığım gibi titrektir dudakların
Ne kadar şanslı olduklarını bilirler mi ellerinle dokundukların

Gül açar mı gözlerinin değdiği her yer
Yollardan geçtiğin elektrik tellerine konuçlanan kuşlar tören yapar mı
Hangi ateşböcekleri serenat yapar pencerenin altında
Akasya beyazım
Kır çiçeğim
Ay otuz iki çeker
Gün yirmi beş saat
Sen bilmezsin bu şekilde
Bir saat bile çekilmez hayat
Beyhude travmatik kayıptır diğer on bir ay

Ceketimin bir cebinde geleceğim, bir cebinde geçmişim
Ömrümü ceplerime biriktirmişim
Ceketimi giyiyorum ve yine cepten yiyorum
Tutup ta sabahsız bir eylülün ellerinden tan kızıllığına yürüyorum
Önümde martılar kılavuzluk ediyor bir güneş ülkesine doğru
Arkamda gönüllü intihar ağlayışları el sallıyor ardımdan
Karışık bir deltadır zaman

Ve sevdiğim...

Sabahsız bir eylüldür sevdan

Yıldırım Uzun

17/11/2009

Shakespeare

Shakespeare der ki,

İyi ol fakat çok iyi olma. Birazcık huysuz ol fakat çok değil.

İçinden geliyorsa dua et. Eğer sana rahatlık veriyorsa arada bir küfür
de
et.

Etrafındakilere mümkün olduğunca dostça davran, müşfik ol.

Eğer bir gün kötü davranmanı gerektirecek bir durum karşısında
kalırsan;
bağır, çağır, kır, dök ve unut!

Her zaman ve her yerde eline geçen bütün saadeti yakala, en ufak bir
parçanın bile kaçmasına izin verme.

Yaşa herşeyden önce yaşa ve sırf tesadüfen bu dünyaya gelmiş olduğun
için,
laf olsun diye günlerini geçirme.

Eğer gerçek aşkı tanıyacak kadar şanslıysan; bütün kalbin, ruhun ve
bedeninle sev!

Hayatını o şekilde yaşa ki; her an kendi elini sıkabilesin ve her gün
faydalı olan, hiç olmazsa bir şey yap ki; gecelerin yaklaşırken
örtüleri
üzerine çekip kendi kendine 'ben elimden geleni yaptım' diyebilesin.

Düşüncelerin neyse hayatın da odur.

Hayatın gidişini değiştirmek istiyorsan düşüncelerini değiştir.

W. SHAKESPEARE


14/11/2009

Masal


kraliçe çok mutluydu sarayında hiç hüzün girmemişti içeri .onlara göre herşey sevince güzel insanlar asla zarar vermeyen birbirini seven tanrı melekleriydi ...taki o melek gelene kadar.....ihtiyaç vardı o olmalıydı yada öyle sanılıyordu  kralın yanına neşe içinde gelen kraliçe -şarkılar mırıldanarak gezerdi hep -gülümseyerek baktı kralına .kıral hazretleri ayağa kalktı kraliçesini selamladı..konuklarıyla taniıştırdı müstakbel eşini...
      işte o zaman olmuştu herşey....vezir, ayakta duran kişi- meleği- şöyle sözlerle tanıştırdı espiyle karışık,şövalyemiz ülkemizin en yakışıklı meleğidir ...kraliçe tüm neşesi ve samimiyetiyle cevap verdi
sarayımız da  da birçok özelve güzel meleklerimiz var ..şaşkın baktı şövalye
kraliçenin içten liği ne mi  sözleri nemi çok anlamadı kraliçe espirinden ve anlaşılamamak tan ürktü ...memnun oldum dedi yanlızca ve çıktı yanlarından
derin düşüncelerle saçmalamıştı ...etkilenmişti utanmıştı of çok karışık duygular.... kraliçe bahçesinde gezisine şarkılar söyleyerek devam etti yinede unutmamıştı aradan birkaç gün geçti kraliçenin emrine girdi şövalye artık onun için çalışacak ve onu koruyacaktı-kötülüklerden-kraliçe muhafızlarla gezmeyi hiç sevmemişti ve de hiç edinmemişti onada tuhaf geliyordu doğrusu birisiyle sürekli birlik te olmak ....
günlük doğal işlerine devam ediyordu yaptıkları şövalyenin tuhafına gidiyor kraliçeye olan hayranlığı gittikçe dahada derinleşiyor du hiç kraliçe gibi değildi çünkü normal halk gibiydi bu görüntüsü altın da böyle bir kişilği sanırım hiç düşünmemişti şövalya hiç.
    sıkılmayada başlamıştı artık kraliçe kendi halinde kendine yeten ve bütün işlerini kendi kendine halleden bir melekti _o halkını da bir melek olarak görürdü hep ...günler böyle geçerken şövalye huzursuz olmaya başladı fark edilmek istiyordu hayranlık uyandırmak önemsendiğini anlamak istiyordu
kraliçe bunu anladı...ancak kraliçe maalesef bir çizgiyi geçmiş ve neden niçin ilişkisini biraz olsun çözmüştü kendi benliğinde bunu anlayamazdı şövalye zaten hiç anlamadıda  kraliçenin bu kadar inançlarına bağlı bu kadar
sade ve temiz kalpli olabileceğini hiç düşünmemişti..bu saray da keyif eğlence geyik muhabbetlerinin fır döndüğü bir hanedanlık sürdüğünü düşünürken durağan oturmuş prensipli insana saygılı bir yer olbileceğini hiç düşünememişti belki birçok planları da suya düşmüştü ne yazık....
kraliçe de rahatsız olmaya başlamişti bu yabancı şövalyenin tavırlarından
asi gibi ancak itaatkar bir duruş sergiliyordu önemsiyormuydu kraliçeyi yoksa öyle yapıp kafaya mı almaya çalışıyordu ..aslında kraliçeyi çözmeye çalışmak tan yorulmuştu şövalye...pes der gibi bir haller takın maya başlamıştı kraliçe böyle düşünüyordu yada...bir gün sarayda şövalyeyi bulamadı kraliçe..merak etti hep yanın da olan şövalye nereye kaybolmuştu sıkıldı diye düşündü belkide hava almaya çıkmıştı oakşam gelmedi diğer akşamda....kraliçe merak içinde kalmıştı..acaba ne yaptım bana asi davranacak tavırlar alacakkadar ileri gitti......üzüldü kendini suçladı ....ortam bulmalıydı konuşacak konular....paylaşım sorumluluk vermeliydi önemlisin mesajları .....böyle yaptı kraliçe şövalye döndüğünde ....
artık günler güzel geçiyordu işler yolunda gidiyor sorumluluklar alınıyor...görevler paylaşılıyor... kraliçenin yükü gittikçe azalıyordu ....birgün bir şeyi fark etti kraliçe ...şövalye başına buyruk ve özgürdü....aslında kendi istediklerini yapıyor büyük bir ustalıkla gizliyordu karaliçeden tüm olayları kraliçe birgün dayanamdı-sen benim için burdasın krala istemediğimi söylersem izin bile bulunmaz sarayda deyi verdi ....şövalye olduğu yerde kaldı bekledi...bekledi...durdu düşündü düşündü..._evet karaliçe asla kolay yutulacak bir lokma değildi başka taktik uygulamalıydı ....nede olsa kraliçe de bir kadındı nihayetinde ....

14/11/2009

Farzetki


Farzet ki

Farzet ki!
_______hiç dokunmadı saçlarına
_______dokunurken hiç titremedi tenin
_______kopmadı içinden bir şeyler…
_______öpmedi, yanaklarında gezdirmedi ellerini…

________Yazmadı güzelliğine dizeler
________Koklamadı dalgalı saçlarını
________Uyumadı dizlerinde

Farzet ki!
________bir sabah ansızın.
_____________gelmedi
____________________hiç gelmeyecek

Farzet ki!
_______sevdiğim, gülüm, canım demedi.
_______aşkım derken sızlamadı hiç bir yerin
_______kaybolmadı gözlerin, gözlerinin büyüsünde
_______mesela yanında değildi sen uyandığında

Farzet ki!
_______ıslak kaldırımlarında Ankara’nın
_______tutmadı ellerinden
_______hiç basmadı(nız) dökülen sonbahar yapraklarına
_______ıslanmadı kirpiklerin omuzlarımda ağlarken

___________tesellin olmadı yada sevdiğin

___________Farz et ki hiç yaşamadı şair!


İbrahim İmer

27/10/2009

Yaşadıklarıma inanamıyorum.....

kendi kendime gülüyorum
başkaları da anlıyordur belki
biliyorum
düşünerek yürürken anlaşılmasındiye
vitrinlere dönüp kıskıs
gülüyorum
aşkım ya sen nerdesin
biz bütün bu yaşananları
hak etmedik ki
biz aşık olduk sevdik sevildik
gel
ayrılık uzadı yeter
sensiz çekilmiyor bu evren
senin için inan
dünyalı olmayada değer
 

Türkan Sezgin

23/10/2009

Nereye aitim biliyorum ben

nereye aitim biliyorum ben
öğrendim kimseyi dinlemeden
sen de sen ben de ben mişim meğer
beni bana anlatmana gerek yok...
çek şu kırmızı pelerini gözümden
buna artık kuşlar bile güler
etim tırnağım değilsin
üstelik dört mevsim de ben
sen... sen beşinci mevsim de değilsin
öyle ise nesin bunu bir söylesen
demir kapılara asıldığını
kopma benden diye yalvardığını
bir tel saçıma kul olduğunu
ben değilim unutan sensin sen
periydim melektim kulum olurdun
sabahları prensesin olurdum
hani ayağımın altına istesem paspas olurdun
gözümün yaşına dayanamaz kendini vururdun
hadi şimdi yap vaatlerini
şimdi göster neçok sevdiğini
o köprünün altından ne sular geçti
atı alan üsküdarıda çoktan geçti
biliyorum nereye aitim biliyorum ben
asıl sensin kime ait nereye ait olduğunu bilmeyen
sana da öğreteceğim günü gelsin
bülbül gibi şakıyacaksın ezberden

17/10/2009

Ben artık ikizin olmaktan bıktım

uçuruma giderken bile elele
şarkı söyledim ben hep
ölümbenim için düğün gibiydi
benim gördüğüm sadece
güzel gözlü prensesimdi
beni bozuk paragibi harcadın...
nerden bilirdim yosun gözlüm
sevda selim ay yüzlüm sevdiğim
oysa ben ozamanlar seninle
ölümede gitmiştim anımsıyormusun
bir garip duygular içindeyim prenses
sahiden bensenin o
uğruna canvereceğin
sevdiğinmiydim.
aşk sandığımız herşey hayal oyunuydu
perde kapandı
herkes kendi yoluna koyuldu
seller sular geçti köprülerin altından
çağladıkta neoldu meleğim
şimdi kulaklarımda kalan sözlerin
sen benim beyaz atlı prensim...
herkez yolunda prenses sen üzülme..
hayallerini sat para edecekler inan
bulduğun ne varsa eskiden kalan
sat prenses seversin satmayı
antika oldu anıların.
o anılarında ben olmayacağım
bana dair herşeyi silmişsindir...
tiyotro gibi yaşantımız
perde açıldı ve ayrı sahnelerde
aynı rolleri oynuruz seninle
bitmedi bitmeyecek
yalnız ben artık ikizin olmaktan bıktım...

16/10/2009

artık sokağa çıkabilirsin

Evine çağırdın ilkyaz sevinçlerini
çocukluğuna
Yırtıldı gözlerin, içine hayat doldu
o karanlık ışık...
Yükün yok
artık her sabah hoyrat bir özgürlük uyandırıyor seni...

Kalbinde herşey eşitlendi
Haz ve sıkıntı
Boşluk ve güven
Hasret ve ölüm
Gözlerine hastalıklı bir güzellik geldi

Şimdi acı çeken yanınla bile alay ediyorsun...

Kalbine çağırdın herkesi
Kendini bile
Artık sokağa çıkabilirsin
Ömründen düştün kendini


cezmi ersöz

11/10/2009

işte benim bedduam

Kutsamış gibi ruhumu yaradan
tehlikelerden uzak yaşadı
korunuyordum adeta
.....bilmiyorum çevremin söylediği..

ben hep meraklı gözlerle baktım hayata
güne...geceye....yıldızlara... aya...
dua ettim hep yaradana
tüm insanlık adına
kimseyi ayırmadım
hepsi bir nurdu benim için
allahtan birer parça canlılar

varlığına taş kesilsin inanmayan
dualarım tüm insanlar için
allahım hepsini mutlu et
herkesin dileklerini kabul et yarabbi
bana yapılan eziyet karşılığı iyiliklerinle
utandır allahım
işte benim bedduam

hayır da şer de allahtan
isyan edemem
bana atılan taşlara inat
güç veriyor yaradan

hoşgörünü bizlerden esirgeme
hepimizi nurlandır
kötülük yapanları iyiliklerimle utandır
işte benim bedduam

27/9/2009

BEBEĞİM

incitanem
bebeğim
zormu bukadar
sevgini
söyleyebilmek
kaçtığın kim
ben annenim
ölümü hiçe sayan
seni dünyaya getirmek için
binbir zorlukları aşan
sana hayran hayran
ve bir okadar
mutlulak ve gururla bakan
annenim
ben hayattayım
busenin için daha kolay olmalı
oysa
yarınlara bırakılan herşey
öbür dünyada
canım yavrum
geçolmadan
göç olmadan
dön bana
bebeğim bebeğim bebeğim

27/9/2009

BAK BU SON OLACAK KOCA ÇINAR....SÖZ VERİYORUM

Göz yaşlarım yerli yersiz akıyor
keşkelere yer vermicem demiştim kaç kez
incilerimi toplayamadım
değerini hiç hiç anlayamadım
döküldüler yanaklarımdan süzüldüller
bende öğreneceğim
beni üzenleri üzmeyi
zamanı unutup
beklemenin verdiği dayanılmaz o acıya
nasıl katlandığımı bir merhaba uğruna
dudaklarından dökülecek bir merhabaya
neler vereceğimi.
Gözlerinin önünde
çizeceğim hayatımdan
gözardı edeceğim.
Sonbahar yapraklarıydı arkadaşlarım.
Bir onlar anladı
bir onlar ağladı.
Sakladı sırlarımı bir bir
o ulu çınar ağacı
göm demişti arkadaşım
göm saklarım anılarını
söz istedğinde senindir.
buakşam zamanı demiştim
bana verdiği sadece dört yaprak oldu
anladımki bunlardan başka herşey boştu boştu
öğreneceğim öğreneceğim
gidenlerin ardından
ağıt yakmamayı
yas tutmamayı öğreneceğim koca çınar
söz bir daha bu asık yüzü görmeyeceksin
bitecek bu sonbahar
ilkbaharı hiç bitirmeyeceğim
sana daha çok yazacaklarım var

27/9/2009

AŞKIMI ALDIM SENDEN

Bu yürek benimdi
Bu sevdada benimmiş
Senin hiç olmamış belliki yar
Aldım ellerimi dualardan
sardın sarmaladın beni kendine sakladın
unuttun sonra başka baharlarmı aradın
olmadı be sevdam yakışmadı busana
naftalin kokusunu hiç sevmem biliyorsun
sen kal kime çeyiz kalacaksan
ben,
seni,
attım yüreğimden....
gözlerimden izlerini.
Tuzu gitti dudaklarının tadını unuttum
aşkda benim di sevda da....
ben seviyorum yeşili
yaşamayıda...
sen kendine küflenecek başka çeyiz ara
ben yokum artık bu oyunsa...
Ellerimi çektim ellerinden.

27/9/2009

AŞK VARDIR...YOKTUR

bana yaptıkların için hiç affetmeyeceğim kendimi
sen benim sin bensenin dediğin için sana yaslandım
güvenle...
bu güvenle bana her kötülüğü rahatça yaptın
kertenkelenin şekline dönersin inşaallah
sürüngen olduğun dahada belli olsun diye
süslemiyeceğim bu şiirimi
seni anlatıyor çünkü seni ve ne menem bir varlık olduğunu
aşkı kıyamet olamadı anladım tuzaklarına kapılmadım
ama diyorum ya suçlu aramıyorum
ben sokak gülü gibi davrandım
sen herşeydin ozamanlar
bir fidanın büyümesi için ne gerekiyorsa
onu yaptım ben gece kızı
bir yavrunun hayata bağlanması için
kendi candamarlarımı kestim sana bağladım
sinsi kahpe emellerinin farkında olmadan
hepsi bitti ve sen öldün
gün öldü kanoldu elim ayağım pislik
yüzyıl geçti lekeleri çıkaramadık
fidanlar canavar oldu sele yolladık
kimvurduya giden saatler geri gelmezki
ah şimdiki aklım olsaydı şeytan
eniyi arkadaşım olurdun ozamanlar
geçmişle hesaplaşmayı bile beceremiyorum ben
ateş boğarmış geçoldu elim taşın altında
çok var daha bir asır geçmedi amazon ormanlarında kaybol
istersen hiç geri gelme
ne derdimden kurtulabilirsin
nedebenim saf düşüncelerimden
kabulet artık bir tek ben vardım
ve bensiz yarınlar
affetmeyeceğim çirkin kertenkele seni
ve kendimi
sürün süründüreceğim seni tıpkı bugünkü gibi
sonsuzlukta da yanındayım unutma...

27/9/2009

AĞLIYORUM İŞTE ...YAPACAK BİRŞEY KALMAYINCA

Ağlıyorum sensizliğime işte
Enkolay yaptığım şey bu
İşin içinden çıkamıyorum
Ağlıyorum işte
Aramadığım şehir aramadığım ülke kalmadı
sokaklarını delip geçtim bukentin
labiretlerinde aradım aradım
ben bindefa öldüm
senin yaşaman gerek

Sormadımmı sanıyorsun
sıkılmadım usanmadım ararken
çöpçülerle arkadaş oldum
yüreğim ağzımda yokmu bir haber
ben binkez öldüm
senin yaşaman gerek

insanların yüzündeki ifade çirkindi
Oysa bilmezler yanım yerindi
hiç sıkılmadım sormaktan seni
Çok gördüler bitanem sevgimizi
ben binkez öldüm
senin yaşaman gerek

Kentin ışıkları ışıl ışıl
gece aydınlık yıkdızlar gülümsüyor
ben ağlıyorum...
işin içinden çıkamadım bitanem
Yollar açık bomboş sen yoksun
Bense bin defa öldüm
senin yaşaman gerek

27/9/2009

AFFET SENİN GİBİ BENİ ARKADAN VURAMADIM

Hersabah seninle uyanırım günaydın
gönüllü arkadaşınım
hiç usanmadım
seni sevdiğimi söylemek den
seni ruhuma sıkıca giydirmek den
hiç usanmadım
gözlerimi kapadım seni hissetmek için senin yerine koydum kendimi
senin gözlerinle seyrettim bu şehri
senin gibi yaptım alışverişimi
dilencilere sadaka verdim
ikiyse ayakkabımın bir çiftini hediye ettim
ne hissettiğini anlamak için
çok titiz davrandım üstüme başıma
ayaklarıma masaj yaptım
seni şımarttım
senin yerini aldım gönüllü
sevdiğin yemekleri yaptım
arkadaşlarına seni aratmadım
bir senin gibi beni arkadan vuramadım
anladımki senbeni
basamak yaptın
oysa ben sana hiç kıyamadım
senin gibi olamadığım için
inan kendime acıdım
sen okadar ben değildinki bense okadar seni bensandım
ruh arkadaşım canım kanım
aslında benim kurnaz kan emici arkadaşım
senden vazgeçiyorum
gönüllü bu sevdadan
bana yaptıklarından
seni hiç suçlamadım
anladımki ben
seni kaybetmeyi göze alamamışım
bitanem
gözlerine bakıyorum bütün cesaretimle
seni terk ediyorum
sen olmak çok zor
sensizolmak huzur verici
çöplüğünde mutlu ol
yine söylüyorum bak
seni
s e v i y o r u m.
kaçmıyorum göçmüyorum
senin gibi çıkar peşinde koşmuyorum
ben böyle çok mutluyum
affet beni üstelik
sen unut istersen ben seni unutmuyorum
sadece acıyorum